Kurumsal üyelik onaylarımız devam ediyor!
Kurumsal üyelik avantajlarından yararlanmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Veri Merkezlerinin Deprem Sonrası Sürdürülebilirliği

on December 12, 2022

Veri Merkezlerinin Deprem Sonrası Sürdürülebilirliği

 

GeoHazards International tarafından yapılan çalışmaya göre, dünyanın deprem ve yaratacağı sonuçlar açısından en yüksek risk taşıyan üç kentinden birisi İstanbul’dur. Şehirdeki riskli yapıların eliminasyonu fırsatını sağlayan “Kentsel Dönüşüm” sürecinin devam etmekte olduğu memnuniyetle izlenmektedir. Öte yandan, metropolde en büyük risklerin ekonomik altyapıya dönük olduğunu belirtmemiz gerekmektedir.

Deprem sonrası sürdürülebilirlik özellikle yüksek öneme sahip yapı ve tesisler için üzerinde durulması gereken bir konudur. İleri seviyede sismik risk altında bulunan kritik yapıların depremi takiben kesintisiz performans göstermesi, dolayısıyla hemen kullanılabilir olması gerekmektedir. Örneğin, deprem anında bir hastanede ameliyat yapan hekimlerin operasyonuna veya bir veri merkezinin işlevine devam etmesi (hemen kullanılabilir olması) beklenmektedir.

Türkiye’de halen geçerli olan Bina Deprem Yönetmeliği 2018 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik ile deprem riski yüksek bölgelerde inşa edilecek hastanelerin “Taban Yalıtımlı” olması zorunlu kılınmıştır. Bu bağlamda veri merkezi gibi kritik yapıların da deprem sonrası hemen kullanılabilir olmaları gereğince, deprem riski yüksek yerlerdeki veri merkezlerinin de taban yalıtımlı olması gerekir.

Peki taban yalıtımı ne anlama gelmektedir? Taban yalıtımı, bir yapıya etkiyen deprem etkisini taban seviyesinde sönümlenmesini sağlamaktadır. Böylelikle, deprem yapıya sınırlı şekilde etki etmekte, yapı deprem anında ve sonrasında işlevselliğini korumaktadır. Nitelikli mühendislik hizmeti kapsamına giren “Taban Yalıtımlı Yapı Tasarımı” esnasında bir akran denetimi (Peer-Review) hizmeti alınması da ilgili yönetmeliklerce zorunlu hale getirilmiştir. Bu hizmet sayesinde, “Taban Yalıtımlı Yapı Tasarımı” Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yetkilendirilmiş bir üçüncü taraf gözetiminde gerçekleştirilmektedir. Japonya ve Amerika’daki prosedürler de buna benzer şekildedir.

Peki, taban yalıtımlı olarak tasarlanmamış mevcut bir veri merkezinde deprem sonrası sürdürülebilirlik sorunu yaşanacak mıdır? Sıklıkla deprem yaşanan Kaliforniya ve Japonya gibi ülkelerde kullanılan yenilikçi güçlendirme teknolojileri ve nitelikli deprem mühendisliği hizmetleri sayesinde, iş kesintisi yaratmadan deprem risklerinin yönetilmesi mümkündür. Pek çok işletme sahibi, güçlendirme uygulaması esnasında iş kesintisi yaşanabileceğinden endişe duymaktadır. Ancak, “Yüksek Performanslı Deprem Mühendisliği” hizmeti ve “Enerji Sönümleyici Yenilikçi Çözümler” sayesinde tüm bu endişeler ortadan kaldırılabilmektedir. Böylelikle, mevcut yapılar, veri merkezi odaları ve (lokal olarak) kabinler bile depreme karşı yenilikçi yöntemlerle güçlendirilebilmektedir.

Deprem sonrası iş sürdürülebilirliğinizin mükemmel olması dileklerimle..

Yusuf Zahit Gündoğdu

Miyamoto International Türkiye

20yy.’ın ikinci yarısıyla beraber hayatımıza giren ve hızla yaygınlaşan bilgisayarlar ile 2000’li yıllarla beraber internetinde geniş kitlelere yayılması, depolama alanlarına ihtiyaç doğurmuştur...

Yazar: Halil İbrahim Geylan – Data Center Design and Operations Engineer - Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)

on April 30, 2024

Bu yazımızda veri merkezlerinde sıklıkla göz ardı edilen ancak kritik öneme sahip olan bir unsuru, yani BT (Bilgi Teknolojileri) ekipmanlardan atılan egzoz havasını ele alıyoruz...

Yazar: Oğuzhan Çilenk - Data Center Design and Operations Engineer – Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu 

on January 19, 2024

Bu yazıda, iklim değişikliklerinin data center altyapıları üzerindeki etkilerini ele alacağız...

Yazan: Oğuzhan Çilenk - Data Center Design and Operations Engineer – Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu

on January 10, 2024
BACK TO TOP